Sürprizlere açık: Fransa Bisiklet Turu başladı

Cem Agan

107 yıl önce Fransa topraklarında, sadece bir kişinin bitirebileceği bir yarış olarak tasarlanan Fransa Bisiklet Turu, bu kez bir kişinin bile sağlığını kaybetmemesi için alınan önlemler altında “grand départ” verdi.

Geçtiğimiz cumartesi Nice’de başlayan büyük tur, 20 Eylül’de klasik Paris Champs-Élysées etabıyla sona erecek.

Alışılanın aksine bu yıl Fransa sınırlarını aşmayacak olan turda, Covid-19 önlemleri kapsamında seyirci sınırlaması uygulanacak. Ayrıca, izleyicilerin bisikletçilere iki metreden fazla yaklaşmalarına, onlardan imza almalarına ve sporcularla selfie çekmelerine izin verilmeyecek.

Bisikletçiler bu yıl sekizi zirve finişi olmak üzere, 21 etap boyunca tam 3 bin 470 km pedal çevirecekler. 

Gözler son şampiyonun üzerinde

Geçen yılki üstün performansıyla, henüz 22 yaşında sarı mayoyu kazanan ilk Kolombiyalı olan Egan Bernal, bu sene de takımı Ineos Grenadiers ile şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olarak gösteriliyor. Eğer Bernal bu yılı da zaferle tamamlarsa, Laurent Fignon’dan sonra 24 yaşın altında turu üst üste iki kez kazanma başarısı gösteren ilk bisikletçi olacak. Takvimin diğer büyük yarışları İtalya ve İspanya turlarını hedefleyen Ineos’un ağır topları Geraint Thomas ve Chris Froome’un yokluğunda, genç Kolombiyalının sınırlarını daha çok zorlaması gerekecek.

Turda şampiyonluğu sürpriz olmayacak bir diğer yarışçı, Fransa’ya çok formda gelen Jumbo-Visma’nın Sloven bisikletçisi Primoz Roglic. Roglic, Haziran sonunda Slovenya şampiyonluğunu elde ettikten sonra katıldığı Tour de l’Ain’i de kazanma başarısı gösterdi.

Gözlerin üzerinde olacağı diğer bisikletçiler, 35 yıllık hasreti sona erdirmek isteyen Fransızlar: Deceuninck-Quick Step’ten Julian Alaphilippe, Groupama-FDJ’den Thibaut Pinot ve Ag2r La Mondial’den Romain Bardet. Fransa Bisiklet Turu’nun bu yıl olağanüstü şartlar altında gerçekleşiyor olması nedeniyle seyirci baskısının azalması, hatta Bastille Günü’nde vatandaşlarını gururlandırma misyonunun takvimin azizliğine uğraması, tecrübeli Fransızların şansını hiç olmadığı kadar çok artırmış olabilir.

Bu yıl hemen tüm spor dallarında karşılaşılan sürpriz şampiyonlukların bir yenisinin sarı mayo altında yaşanması, turun II. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez temmuz ayı dışında düzenlenmesinden daha şaşırtıcı olmayabilir ya da Bask Ülkesi’nin çılgın çocuklarının çığlıkları Pireneler’de daha az yankılanabilir. Kesin olan şey; bisiklet sporunun zirvesine doğru basılacak her pedalda mutluluk hormonu salgılayanların yine sadece bisikletçiler olmayacağı…

Fransa Bisiklet Turu, bugün Nice-Sisteron arasında gerçekleştirilecek 198 km’lik üçüncü etapla devam ediyor…

NBA ‘her şeye rağmen’ yeniden başlıyor

Doruk Karaca

NBA’de sezon kaldığı yerden devam edecek. Basketbol tutkunlarının heyecanla beklediği geri dönüşe herkesin sıcak baktığı ise söylenemez. Irkçılığa karşı verilen savaşın ve Covid-19’un ortasında Orlando’daki Disney kampüsüne kapanan ekipler, kendilerini fiziksel ve mental olarak sahaya çıkmaya hazırlamak durumunda.

Kalan normal sezon maçları, play-offlar ve final serisine ev sahipliği yapacak Disney kampüsünde de Covid-19 tehlikesine karşı ilginç kurallar dikkat çekiyor. Ligin devam edecek olması birçok taraftarı ve takımı heyecanlandırırken, durumdan rahatsız olan oyuncuların sayısı ise hayli fazla. George Floyd’un ölümünün ardından başlayan protestoların merkezinde olan bazı NBA oyuncuları, ırkçılığa karşı ayaklandıkları bu günlerde basketbolun dikkat dağıtıcı bir unsur olduğunu söylüyor. Basketbol sahasının protestolara ve halkı bilinçlendirme çabasına engel olmayacağını düşünen oyuncular da görüşlerini sıklıkla paylaşıyor.

Disney kampüsünde izolasyon

NBA yönetiminin planlamasının ardından, belirlenen 22 takım Orlando’da kampa girdi, takımlar arasında hazırlık maçları başladı. Lig ise 30 Temmuz’da başlayacak. Disney kampüsünde 67 gün içerisinde dört takım, 82 gün içerisinde de finale çıkmayı başaran iki takımın kalması hedefleniyor. Kampüste dikkat çekici birçok kural ve imkan da ilginç bir hava yaratıyor. Sporculara; DJ performansları, film gösterimleri gibi imkanlar sağlanırken oyuncular havuza girebiliyor, televizyon izleyebiliyor, playstation ve masa tenisi oynayabiliyor. Ancak Covid-19 kısıtlamalarından dolayı masa tenisinde çiftler maçı yapmaları yasaklandı.

Oyuncular ayrıca diğer takımların maçlarını da tribünden takip edebilecek. Teknik ekipler ve sporcular tercihe bağlı olarak kalp atış ve solunum hızlarını ölçen yüzükler takabilecek, böylece koronavirüs riski taşıyıp taşımadıkları takip edilmeye çalışılacak. Olağanüstü durumlar dışında sporcular ve teknik ekipler sezon bitene kadar kampüsten ayrılamayacaklar. Kampüste çalışacak kişilere de maske ve eldiven takma ve sosyal mesafeye uyma zorunluluğu getirildi. Sağlıklarından endişe eden ya da sezonun devamını ‘Black Lives Matter’ hareketine karşı dikkat dağıtıcı bir unsur olarak gören NBA oyuncuları Orlando’ya gelmeme hakkına sahip olacak ve yerleri serbest statüdeki veya two-way (iki yönlü) kontratlı oyuncularla doldurulabilecek.

Favorilerden de tepki var

George Floyd’un ölümünün ardından sezona devam etmek istemeyen oyuncular, tepkilerini koymaya devam etti. Bu oyuncular arasında başı çeken isimler Kyrie Irving ve Avery Bradley oldu. Sezona devam edilmemesi gerektiğini düşünen oyuncular, ortak bir açıklama yaptı. Siyah vatandaşlar olarak 500 yılı aşkın bir süredir hedef gösterildiklerini söyleyen oyuncular, “bizi koruması gerekenler tarafından öldürülmeye devam ediyoruz” dedi. Brooklyn Nets’li Kyrie Irving, sosyal adaletsizlik ve ırkçılığa karşı protestolar devam ederken ligin devam etmemesi gerektiğini savundu. Batı Konferansı’nda birinci sırada bulunan Los Angeles Lakers  oyuncuları Dwight Howard ve Avery Bradley de Irving ile aynı fikirde. “İlk şampiyonluğumu kazanmak istiyorum” diyen Dwight Howard, “Ama basketbolun dönüşü dikkat dağınıklığından başka bir şeye yaramayacak ve tüm çabalarımız boşa gidecek” derken, Avery Bradley de “Medyanın ilgisi yoğun da olsa, milli marş sırasında diz çökmek, hareketi destekleyen tshirtler giymek yeterli olmayacak.” diye konuştu.

Tepkiler büyük, zorlama yok

Los Angeles Clippers’lı Patrick Beverley de bütün bu yaşananların yanında basketbolun önemli olmadığını söyledi. Beverley daha sonra, NBA yönetimi ve ligin ‘1 numarası’ Lebron James’i ironik bir şekilde eleştirerek, “İsteyen istediğini söyleyebilir. Lebron James oynuyoruz derse, oynarız.” dedi ve lig yönetiminin oyunculara eşit davranmadığını savundu.

George Floyd’un çocuğunu omuzlarında taşıyan, Minnesota’daki protestolarda aktif bir rol oynayan eski oyunculardan Stephen Jackson da sezonun devam etmemesi gerektiğini vurgularken, yorumcu ve bir diğer eski oyuncu Charles Barkley ligin oynanmasını istedi.

Portland Trail Blazers’lı Damian Lillard da Kyrie ve Dwight’a hak verdiğini ancak işlerini yapmaları gerektiğini söylerken, Houston Rockets’lı Austin Rivers, “Eşitsizlik çok uzun zamandır sürüyor ve değişime ihtiyacımız var. Kyrie’nin tutkusu ilham verici ve ona katılıyorum ama hem oynamaya devam edip hem de bu harekete katkıda bulunabiliriz. Ligin iptali ya da boykot edilmesi yerine oynayıp değişime yardımcı olmak istiyoruz.” diye konuştu.

Rivers, ayrıca NBA oyuncularının yüzde 99’unun şimdiye kadar Kyrie Irving kadar para kazanmadığını ve maaşlarına ihtiyaçları olduğunu, ayrıca ceplerine girecek parayla Black Lives Matter hareketine daha iyi katkı verebileceklerini de ekledi. NBA Yönetim Kurulu Başkanı Adam Silver ise kimseyi Orlando’ya gelmek için zorlamadıklarını, gelmek istemeyen oyuncular ve personeller olursa bunu anlayışla karşılayacaklarını belirtti.

Pozitif testler ve ‘oğlunu seçen’ Ariza

NBA tarafından yapılan ilk testlerde, Malcom Brogdon, Jabari Parker, Buddy Hield ve Alex Len gibi isimlerin de yer aldığı 16 pozitif vaka görüldüğü açıklandı. Yıldız oyuncu Nikola Jokic’in de ülkesi Sırbistan’da koronavirüse yakalandığı biliniyor.

7-14 Temmuz arasında yapılan testlerde çıkan vakanın ardından yapılan hiçbir testte pozitif vakaya rastlanmadı.

Avery Bradley, Davis Bertans gibi oyuncular Orlando’ya gelmeyeceğini açıkladı. Portland Trail Blazers’lı Trevor Ariza’nın sezona devam edememesinin arkasında ise bambaşka sebepler yatıyor. Ariza’nın 12 yaşındaki çocuğunun vesayetine sahip olan annenin, Ariza ile oğlunun bir aylık görüşme süresini ligin başlama tarihine denk getirdiği ve çocuğuyla vakit geçirmeyi seçen Ariza’nın Orlando’da olmayacağı belirtiliyor.

Kuralı bozanlar

Oyuncuların Bubble (Kampüs) dışına çıkması halinde, 10 gün odalarında karantinada kalmaları gerekiyor. Şimdiye kadar bu kuralı bozan üç oyuncu oldu. Bruno Caboclo, odasından ayrılmaması gerektiğini bilmediğini söyledi. Richaun Holmes ve Lou Williams ise tavuk kanadı yemek için dışarı çıktı. Lou Williams bir aile cenazesine katılacağından dolayı izinli olarak Bubble’ı terk etse de, sonrasında gittiği striptiz kulübünden dolayı yeniden izolasyona girdi. Williams, kulübe de tavuk kanadı yemek için gittiğini savundu.

Son bir bakış

Eksiklere, tepkilere ve sakatlıklara rağmen tüm takımlar Disney Kampüsü’ndeki yerlerini aldı. Kampüsün içindeki hayatları da herkesin ilgisini çekiyor. Sık sık kampüsün bir diğer adı olan ‘Bubble’daki hayatlarını sosyal medya aracılığıyla paylaşan sporcular, kampüs deneyimlerini takipçilerine aktarıyor. Oyuncular bisiklete biniyor, tekneyle denize açılıyor, balık tutuyor, video oyunları oynuyor; golf ve tenis gibi birçok sporda da birbirlerine meydan okuyor.

Asla unutulmayacak bu tarihi sezonda, NBA heyecanı kaldığı yerden devam ediyor.

Geçmişe bir sünger: Nedir bu ‘unutulma hakkı’?

Alican Acanerler

Tinder’da gözlerini çok sevdiğiniz birini sağa kaydırdınız ve eşleştiniz. Konuşma ilerledi, ve sıra karşılıklı numaraları istemeye geldi. Telefonunuzdaki rehbere kişileri hep ‘isim-soyisim’ olarak kaydettiğiniz için kendisinden soyismini de söylemesini istediniz. O an bir ikileme düştünüz: hoşlandığınız kişiyi Google’da aratmak ya da aratmamak. Aslında tüm mesele bu!

KVKK ( Kişisel Verileri Koruma Kurulu) bugün yaptığı bir duyuruya göre artık Anayasa’nın 20. maddesindeki “özel hayatın gizliliğine” atıfla kişiler, isimlerinin arama motorlarından kaldırılması için başvuru yapabilecek.

Kapsül yazarlarından Alican Acanerler, unutulma hakkının yol açtığı etik tartışmalarını açıklamaya çalışıyor.

Hoşlandığınız kişiyi Google’da aratmak ya da aratmamak. Aslında tüm mesele bu! Nasıl mı?

Konuştuğunuz kişinin ya da en yakın arkadaşınızın aslında bir katil olduğunu öğrenmenin yükü ağır olabilir. Birçok kişi şu sıralar geçmişin getirdiklerinden kaçmak için çabalıyor. Unutulma hakkı, kısaca kişinin şeref ve itibarının korunması amacıyla internet üzerinde yer alan bilgi ve içeriklerin değerlendirilmesi anlamına geliyor. Daha önce işlediğiniz bir suçtan ya da halk arasında yüz kızartıcı bir davranışınızdan ötürü isminizin çevrimiçi ortamlardan kaldırılmasını istemek belki en doğal hakkınızmış gibi gelebilir. Aynı anda kamu yararına çalışacak bir kişinin aslında pedofiliden yargılanmış biri olması işe alım süreçlerini ilgilendirebilir.

Günümüz teknolojisi ve dijital medya sayesinde kişilerin bilinmesini istemediği kişisel veriler oldukça kolay ve hızlı bir biçimde gün yüzüne de çıkıyor. Örneğin bir teyitçi olarak Instagram’da arkadaşlarınızın paylaşımları, ‘herkese açık’ seçeneğinin göz ardı edildiği Facebook fotoğrafları işime oldukça yarıyor; gazetecilerin işini kolaylaştırıyor. Oysa KVKK arama motorlarında bir kişinin isim ve soyismi yazıldığında ilgili içeriklerin yer almamasına yönelik önemli bir duyuruda bulundu. Anayasa’nın 20. maddesindeki ‘özel hayatın gizliliğine’ atıfta bulunan kararda artık isteyenler isimlerinin gözükmemesi için başvuruda bulunabilecek. Kişinin arama motorunda yer almak istememe sebeplerine ilişkin KVKK tarafından bilgi veya belge istenebilecek. KVKK, bu konuda belirli kriterler üzerinden ilerleyecek. Bahsedilen kriterlerden bazıları: İlgili kişi kamusal yaşamda önemli bir rol oynuyor mu? Arama sonuçlarının öznesi bir çocuk mu?

Bilginin içeriği doğru mu? Bilgiler kişinin çalışma hayatı ile mi ilgili? Arama sonuçlarında yer alan bilgi ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliği taşıyor mu?…

Yani aslında KVKK, başka ülkelerde söz konusu hak tartışılırken üzerinde durulan hemen hemen tüm meselelere değinmiş oluyor. Avrupa’da unutulma hakkı daha sert işliyor. Birliğin ‘veri güvenliği’ konusunda aldığı kararlar unutulmayı ve tutulan bazı verilerin silinmesini de içeriyor. Prof. Dr. Yaman Akdeniz ise Türkiye’nin internet ve sosyal medyayı en çok kısıtlayan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerken ‘siyasetçilerin’ yapıp ettiklerinin unutulmaya ‘hakkının’ olmadığı üzerinde durmuştu.

KVKK’nın duyurusu aynı zamanda arama motorlarını ve sosyal medya ağlarının Türkiye’de bir ofis açmaları yönünde son aylarda gördüğümüz çabanın da önemli bir parçası.

Bir an için kendinizi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yerine koyun. Üç dilek hakkınız var, birini ‘unutulmak’ için kullanır mıydınız?

Durun, onlar kardeş!

Burak Kılıç

Durun, onlar kardeş!

Herkes birbirinin kimi kutladığına bakıyor? Herkes birbirine ‘öteki daha kirliydi’yi anlatmaya çalışıyor.

Sona kalmasın söz. Devlet, devleti yendi. Ne Başakşehir ne de Trabzonspor devlet babalarının paçasını bıraktı. O yüzden birini diğerinden ayırmak, kardeş ayırmaktır. Yapmayın onlar kardeştir.

Trabzonspor’u, Başakşehir’e göre güçten azade, daha pirüpak kılan ne? Arkasında bir camia olması, taraftarının olması ya da 1967’de kurulması mı? Başkanları, yönetim kurulları mı bağımsız? Ne Başakşehir’de sizi rahatsız edip, Trabzonspor’da etmeyen.

Trabzonspor bir fırtınaydı, hırçındı. Söz dinlemezdi.

Artık arkasında siyasi üflemesi var. Ben üfürükle fırtına çıkaran görmedim.

Anadoluluydu. Anadolu sadece siyasilerin seçim zamanı uğradığı yerdir. Ben Anadolu’da bu kadar bakanın kol kanat gerdiği üzerinden ihaleler yürüttüğü başka şehir görmedim.

Hırçındı ve bu hırçınlığı başına bazen dert olurdu. Haklılığın öfkesiydi. Artık haddinden fazla kollanmamanın öfkesi var.

Söz dinlemezdi… Üzgünüm. Çoktan biat etti.

Gardaş bu uçak Riyad’a mı?

Trabzonlu kime sorsanız hepinize aynı şeyi söyler. “Trabzon’a kalkan uçakların yarısı Arap.” Irkçılık hassasiyetinden diken diken olan tüylerinizi sakinleştirin. Bahsedilen Arap, gezgin turistten çok alıcı, yeni yer sahibi.

Şehrine gelen Portekizli turiste bile “Terörist mi acaba, ajan mı bu” diye kovalayan bir şehir dolusu insan, yaylaları talan edilirken, toprakları şeyhe şıha para babasına giderken kovalamadı bu yeni insanları.

Trabzonlu yeni yapılan stadının açılışında gerilen 20 metrelik Katar Emiri Şeyh Al Sani’nin posterine ‘gık’ demedi.

Göğsüne yapıştırılan QNB sponsorluğundan dört köşe olurken Seçilen değil tayin edilen başkanları Medical Parkçı Muharrem Usta’ya ya da Ahmet Ağaoğlu’na “Ya bu işler neeee” demedi.

FFP İstanbullu ukala büyüklerin belini kırarken, Sturridge’ler Sosa’lar 3’er 4’er para alırken, “Etimiz ne budumuz ne” demedi. Daha doğrusu hemen her takım taraftarının düştüğü gibi, onlar da aynı tuzağa düştü. “Takım essin gürlesin de fırtınada kimi yıkarsa yıksın.” Yıkılan Trabzonsporlu’nun hayalleri gibi görünebilir. Aslında hayal kırıklığı değil “E Albayrak’ı, Soylu’su alayı bizden, daha niye şampiyon olamadık” öfkesi bu.

AKPSpor nihayet şampiyon

“Başakşehir’e edecek iki çift lafın yok mu” denmesin, var. Yıllar önce yazmıştım. ‘Avcı’nın yavrusu devletin gözbebeği Başakşehir’ diye. Hala aynı yerdeyim. Evet, Trabzonspor son dönemde devletlülerince kollandı.

Ama Başakşehir, doğrudan AKP’nin rahminden dünyaya geldi.

Stadından, tesisine, başkanından yönetim kuruluna kadar AKPSpor. Ama kimse saha içinde kollandıklarını söyleyemez. Kollansalardı, geçen sene TT Arena’da öyle bir sonla karşı karşıya kalmazlardı.

Dışarıdan içeriye sorgusuz sualsiz giren para, planlı kullanıldı ve şampiyonluk geldi. Fenerli, Beşiktaşlı ya da Galatasaraylıysanız gönül rahatlığıyla “Devletin gücüyle şampiyon oldular” argümanına konfor bağlayabilirsiniz. Haklı da çıkarsınız ha!

Ama gerçeklerle yüzleşecekseniz, kulüpleriniz neden batık, onca para nereye gitti? Bu sorularla başlayabilirsiniz. Üzgünüm. Herkes biraz kirli, kimisi daha fazla.

Levent Kazak’ın halasının düşündürdükleri: Sağlık sistemi nasıl ilerleyecek?

Alican Acanerler

“Dün sol eliyle elimi tuttu bir saat, arada da sıkarak. Sanki benim elim olduğunu bilir gibi tuttu. gözleri açık ama göz göze gelmeyi başaramadık, Bir tık yukarı bakıyor hep. Cuma günü çıkarıyorlar hastaneden, tutamıyorlarmış çok…” 

Yukarıdaki sözler oyuncu Levent Kazak’ın bugün attığı bir tweetten. Kazak’ın 90 yaşındaki halası pandemi sürecinde 65 yaş ve üstüne uygulanan sokağa çıkma yasakları sebebiyle hareketsiz kalmış. İnternetten ödeme ve alışveriş yapmayı öğrenen kadın, bir süre sonra hastalanmış. Türkiye’deki ilk Covid-19 vakasının görülmesinin ardından sokağa çıkma yasakları sebebiyle geç teşhis edilen kanser vakaları, ilaç bulmakta zorluk yaşayanlar ve ‘ameliyat olması gerekirken virüsten korktuğu için hastaneden ayrılanlar’ artık günlük hayatımızda duyduğumuz ve kanıksadığımız olaylar oldu. 

Ankara Tabip Odası, Nisan ayında yaptığı bir açıklamada “Covid-19’da ölüm oranı yüzde iki civarında iken, tedavi edilmeyen ve tedavi süreci aksayan bir kalp krizi ya da inme olgusunda bu risk çok daha yüksek.” demişti. Covid-19 dışındaki hastalıklarla mücadeleye ayrılan bütçelerin kesilmesi, başta ABD olmak üzere pek çok ülkenin gündeminde. Hatta öyle ki Covid-19 nedeniyle tüberkülozla mücadelede kesilen yardımlar yüzünden beş sene geri düşüleceği öngörülüyor. Örneğin İngiltere Kanser Araştırmaları Vakfı (CRUK), bütçesinden toplamda 150 milyon sterlinlik bir kesinti yapılmasından endişe duyuyor. 

Türkiye’de Covid-19’la mücadele için Sağlık Bakanlığı’na ek bütçe ve bütçe kaydırmaları daha önce gündeme gelmişti. Fakat söz konusu bütçe aktarılmamış olacak ki geçen haftalarda sağlık çalışanlarının maaşlarından yüzde yirmilik ek ödeme kesintisi yapıldı. Mart ayından beri hangi hastalıkların tedavisi ve araştırma süreçlerinin kesintiye uğradığına dair bir veriye ne bakanlıktan ulaşabiliyoruz ne de şimdiye kadar konu hakkında bir soru önergesi verilmiş. Nisan ayında bakanlık kanser hastalarının tedavilerinde izlenecek yeni yöntemi açıklamıştı. Buna göre hastaların kontrolleri ve kemoterapi süreçleri yeniden düzenlenecek ve zorunlu haller olmadıkça sık sık sağlık kuruluşlarına gitmeleri engellenmiş olacaktı. Böyle bir durumun ülkedeki tedavisi zaten zor olan kanser ve HIV+ vakalarının sayısını artırmaması ve Levent Kazak’ın halasının başına gelenleri yaygınlaştırması işten bile değil. 

Futbola dönüş: Ligler başlıyor

Doruk Karaca – Kapsül

Kovid-19 sebebiyle birçok spor organizasyonu ertelendi, iptal edildi veya son haliyle bitirildi. Federasyonların iptal kararı almakta en zorlandığı spor ise kuşkusuz bir şekilde futbol oldu.

Örneğin, Fransa Ligue 1 tescil kaldığı yerde sonlandırıldı. Gelen itirazlar kararları değiştirdi. Hollanda Eredivisie iptal edilirken İskoçya, Galler ve Belçika ligleri bitirildi. Almanya Bundesliga’da ise ligler 16 Mayıs’ta yeniden başlamıştı. Portekiz’de de futbol 4 Haziran’dan beri devam ediyor.  İspanya’da ligler dün başladı. İtalya, İngiltere ve Türkiye de futbola geri dönmeye hazırlanıyor. Türkiye Süper Ligi 12 Haziran, İngiltere Premier Lig 17 Haziran, İtalya Serie A ise 20 Haziran’da seyircisiz olarak yeniden başlıyor. Maçlarda takımların beş oyuncu değişikliği hakkı olacak.

Fransa Ligue 1: PSG şampiyon, kimse düşmüyor

30 Nisan’da tescil edilen Ligue 1’de, en yakın rakibi Marsilya’yla arasında 12 puan fark bulunan PSG şampiyon ilan edildi. Son iki sırada bulunan Amiens ve Toulouse Ligue 2’ye düşürülmüşken, Ligue 2’nin ilk iki sırasında bulunan Lorient ve Lens de Ligue 1’e yükseltilmişti. Amiens ve Toulouse’un itirazları haklı bulundu ve Fransa Ulusal Mahkemesi, iki takımın da düşürülmeyeceğini açıkladı. Lyon’un lige devam etmek için yaptığı başvuru ise reddedildi. Toulouse, 28 haftada yalnızca 3 galibiyet alarak 13 puan toplayabilmişti. Gelecek sezona 22 takımla başlanması ihtimaller arasındayken, PSG ve Marsilya’nın Şampiyonalar Ligi gruplarına dahil olması bekleniyor.

Hollanda’da şampiyon yok, kimse düşmeyecek

24 Nisan’da iptal edilen Hollanda Eredivisie’de şampiyon ilan edilmeyeceği, küme düşme ve yükselme olmayacağı açıklandı. Gelecek sezon ise lider Ajax Şampiyonlar Ligi play-off turunda, ikinci AZ Alkmaar ise ön elemelerde mücadele edecek. Ajax ve AZ Alkmaar 56 puanla ilk iki sıradayken, 26 hafta sonunda 4 galibiyetle 15 puan toplayabilen Waalwijk son sıradaydı.

İskoçya ve Belçika ligleri tescil edildi

Belçika 1. Futbol Ligi’nde, en yakın takipçisi Gent’in 15 puan önünde olan lider Club Brugge şampiyon ilan edildi. Son sırada bulunan Waasland-Beveren takımının ise ligden düşürüldüğü duyuruldu. İskoçya Birinci Futbol Ligi’nde, en yakın takipçisi Ranger’ın 13 puan önünde olan Celtic şampiyon ilan edilirken, son sıradaki Hearts’ın bir alt lige düşürüleceği açıklandı.

Almanya ve Portekiz’de ligler devam ediyor

24 hafta geride kalmışken durdurulan Portekiz’de takımlar 4 Haziran’dan beri lige kaldıkları yerden devam ediyor. 26 hafta sonunda kıyasıya bir şampiyonluk yarışı da söz konusu. 63 puan toplamayı başaran Porto birinci sırada yer alıyor, en yakın takipçisi ve ezeli rakibi Benfica ise 61 puanla en yakın takipçi durumunda. 13 puan toplayan Aves takımı ise son sırada yer alıyor.

Almanya Bundesliga’da maçlar 16 Mayıs’tan beri seyircisiz olarak devam ediyor. Seyircisiz olarak oynanan 45 maçın yalnızca 10’unda ev sahibi takımlar galip geldi. Beş maçın tamamını kazanan Bayern Münih 70 puanla liderliğini korurken, 63 puanlı Borussia Dortmund 2. Sırada yer alıyor. Bayern Münih’in yıldız golcüsü Robert Lewandowski 30 golle şimdiden sezona damgasını vurmuş durumda, Bayern’in bir diğer yıldızı Thomas Müller ise 20 asiste ulaşarak rekora koşuyor. Arsenal’in Alman kalecisi Bernd Leno, yakın gelecekte Bundesliga’da heyecanlı bir şampiyonluk yarışı beklemediğini açıklayıp, Bayern’in ezici üstünlüğünün sıkıcı ve üzücü olduğunu söyledi.

İspanya La Liga dün başladı

Kovid-19’dan en fazla etkilenen ülkeler arasında olan İspanya, futbol hasretine dün akşam son verdi. 10 Mart tarihinde verilen aranın ardından oynanan ilk maçta Sevilla, Real Betis’i Ocampos ve Fernando’nun golleriyle 2-0 mağlup etti.  Lider Barcelona, 13 Haziran’da Mallorca deplasmanına çıkarak lige kaldığı yerden devam edecek. Barcelona’nın en yakın takipçisi durumundaki Real Madrid ise 14 Haziran’da evinde Eibar’ı ağırlayacak. Lionel Messi gol ve asist krallığı yarışlarında lider durumda.

İngiltere Premier Lig’deyse şampiyon belli, küme düşmeme yarışı kızışacak. 17 Haziran’da başlıyor. Aston Villa-Sheffield United ve Manchester City Arsenal maçlarıyla geri dönmeye hazırlanan Premier Lig’de, en yakın rakibi Manchester City’nin 25 puan önünde bulunan Liverpool, şampiyonluğunu ilan etmek üzere. İngiltere’deki asıl yarış ise küme düşmemek için başlayacak. 29 puanlı Brighton 15. sıradayken, West Ham United, Watford ve Bournemouth takımları 27’şer puanlı üç takım olarak mücadeleye devam edecek. Aston Villa’nın 25, son sıradaki Norwich’in ise 21 puanı bulunmakta. Leicester’lı Jamie Vardy, 19 golle gol krallığında lider durumda. Asist krallığında ise, Manchester City’li Kevin de Bruyne 16 asistle başı çekiyor. 10 Haziran’da açıklama yapan Premier Lig yönetimi, yapılan 1213 koronavirüs testi sonucunda bir pozitif vaka tespit edildiğini duyurdu. 27 Mayıs’ta futbolcuların temaslı antrenmanlara başlaması kabul edilmiş, Chelsea’li N’Golo Kante, antrenmanlara katılmak istemediğini kulüp yönetimine iletmişti. Newcastle forması giyen Danny Rose, bir deney faresi gibi sahaya çıkıp futbol oynamak zorunda kalacaklarını açıklayarak durumu eleştirmişti. İki oyuncu da takımlarının antrenmanlarında yer alıyor.

Serie A 20 Haziran’da başlıyor

Pandemiden en fazla etkilenen İtalya da 9 Mart’tan beri hasret kaldığı futbola kavuşuyor. Şimdiye kadar 200 binden fazla vaka görülen ülkede lig, 20 Haziran’da başlayacak. Birçok futbolcunun da virüse yakalandığı İtalya’da ilk maçlar Torino-Parma ve Hellas Verona-Cagliari arasında oynanacak. Lider Juventus, 22 Haziran’da Bologna deplasmanına çıkacak. En yakın takipçisi Lazio ise 24 Haziran’da Atalanta deplasmanıyla lige kaldığı yerden devam edecek. İki takım arasında oynanacak maçın tarihi ise 20 Temmuz olarak belirlendi. Son sıradaki Brescia 16 puandayken, 19. sıradaki SPAL 18 puanda.  25 puanlı Lecce’nin önünde yine aynı puanla Genoa bulunuyor. 16. sırada bulunan Sampdoria’nın 26, 15. sıradaki Torino’nun 27, 14. sıradaki Udinese’nin ise 28 puanı bulunuyor. Lazio’lu Ciro Immobile 27 golle gol krallığında lider durumdayken, Juventus’un yıldızı Cristiano Ronaldo’nun 21 golü bulunuyor. İtalya Kupası yarı final maçları ise 12 Haziran’da Juventus-Milan, 13 Haziran’da Napoli-Inter olarak belirlendi.

Türkiye Süper Ligi dönüşe hazırlanıyor

İlk pozitif vakanın görülmesinden 8 gün sonra liglere ara veren Türkiye, bugün oynanacak Fenerbahçe-Kayserispor ve Göztepe-Trabzonspor maçlarıyla futbola dönüyor. Cumartesi günü ise Başakşehir-Alanyaspor, Beşiktaş-Antalyaspor ve Yeni Malatya-Kasımpaşa maçları oynanacak. Pazar gününün programında ise Gençlerbirliği-Konyaspor, Gaziantep FK-Ankaragücü ve Çaykur Rizespor-Galatasaray maçları bulunuyor. Haftanın kapanış maçı 15 Haziran Pazartesi günü Sivasspor-Denizlispor arasında oynanacak. Lider Trabzonspor 53 puandayken, en yakın takipçisi yine aynı puanda olan Başakşehir. Şampiyonluğun diğer güçlü adayları ise 50 puanı bulunan Galatasaray ve 49 puanlı Sivasspor. Ligin düşme hattını da kıyasıya bir mücadele bekliyor. 16. sıradaki Çaykur Rizespor ile 9. sırada bulunan Gaziantep FK arasındaki puan farkı yalnızca 7. Denizlispor, Antalyaspor, Gençlerbirliği, Kasımpaşa, Konyaspor ve Yeni Malatyaspor düşme hattına yakın takımlar olarak dikkat çekiyor. 17. sıradaki Ankaragücü 23, 18. ve son sıradaki Kayserispor ise 22 puanda. Trabzonspor’lu Alexander Sörloth 19 golle gol krallığında zirvede oturuyor, Alanyaspor’lu Papiss Cisse ise 16 golle en yakın takipçisi durumunda.

Türkiye Kupası yarı final rövanş maçları ise 16 Haziran’da Fenerbahçe-Trabzonspor, 18 Haziran’da Alanyaspor-Antalyaspor arasında oynanacak. Ligin devam kararına yönelik tepkiler de bu dönemde çok konuşuldu. Antalyaspor’lu Yekta Kurtuluş: “Seyircisiz devam kararı alan büyüklerimizi bizimle beraber uçakla seyahat etmeye, antrenman öncesinde tesislerde tokalaşmaya ve maçlardan önce soyunma odasına davet ediyorum.” dedi. Sivassporlu Mert Hakan Yandaş: “Oyna devam çünkü bizim bir ailemiz yok.” Diyerek tepkisini ortaya koydu. Bernard Mensah, Fabien Farnolle, Karim Hafez, Radamel Falcao ve Fernando Muslera gibi oyuncular da virüsün tehlikesinin altını çizen isimler arasında yer aldı. Birçok takım lig başlayacaksa bile küme düşmenin kaldırılması gerektiğini savunmuş ama talepleri reddedilmişti. Ankaragücü Başkanı Fatih Mert ve Çaykur Rizespor Başkanı Hasan Kartal, küme düşmenin kaldırılmamasını “adaletsiz bir karar” olarak değerlendirdi.

Sivasspor Başkanı Rıza Çalımbay da “İptal ettiğimizde 1-2 vaka vardı, şimdi daha çok vaka var. Tatsız tuzsuz bir lig geçecek gibi geliyor bana.” diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da liglerin sadece ekonomik kaygılarla yeniden başlatıldığını savunarak karara tepki gösterdi ve oyuncuları “modern köleler”’e benzetti. Fenerbahçe Kulübü de “önce insan sağlığı” denmesi gerektiğini savunan yazılı bir açıklama yaptı. Mustafa Reşit Akçay ve Bülent Korkmaz gibi isimler de kararı eleştirdi. Başarılı spor yorumcuları Şansal Büyüka ve Mehmet Demirkol da karardan önce riskleri ortaya koymuşlar, Büyüka maçların tek şehirde oynanmasını önermişti. Maçların yeniden başlama kararına tepki gösteren deneyimli spiker Ercan Taner ise yayıncı kuruluştaki görevinden istifa etti. Ailesinden 2 kişinin koronavirüs tedavisi gördüğünü ve eşinin kronik rahatsızlığı olduğunu açıklayan Taner, riske girmeyeceğini ve maç anlatmayacağını duyurdu. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve İyi Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, Süper Lig maçlarının TRT tarafından şifresiz yayınlanmasını önerdi.

Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası, 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri ve finansal fair play kurallarının geleceği ise 17-18 Haziran tarihlerindeki toplantılar sonunda belli olacak.

George Floyd için: Spor dünyası da ayakta

Doruk Karaca – Kapsül

Minneapolis’te bir polisin siyah Amerikalı George Floyd’u boğarak öldürmesine tepkiler artıyor. Ülkenin pek çok kentinde protesto gösterileri devam ederken, Floyd’un öldürülmesi spor dünyasını da ayağa kaldırdı. Dünya sporunun önemli isimleri yalnızca sosyal medyada değil, sokak gösterilerine katılarak da tepkilerini ortaya koydular.

Dünya çapındaki çeşitli spor organizasyonları da George Floyd’un ölümüyle ilgili çeşitli etkinlikler düzenliyor. Onlardan biri de NBA Antrenörler Birliği. Öyle ki birlik, ırksal eşitsizliğe, ayrımcılığa ve polis şiddetine karşı bir komite kurdu. NBA yönetimi ve takımları da sürece dair bildiriler paylaşarak tepkilerini göstermeye devam ediyor. Lebron James’in de içinde olduğu Los Angeles Lakers’lı oyuncular, sosyal medya hesaplarından “Bizimle değilseniz, biz de sizinle değiliz.” açıklaması yaptı. Boston Celtics’li Malcolm Brogdon da Atlanta sokaklarındaki gösterilere katıldı. 60’lı yıllarda dedesinin de Martin Luther King Jr.’la yürüdüğünü söyleyen Brogdon, “Dedem bizi burada görse gurur duyardı” dedi. 

Gösterilere katılan tek NBA sporcusu Brogdon değil. Bir diğer Celtics oyuncusu Jaylen Brown da 15 saatlik yolculuğun ardından Atlanta’daki protesto gösterilerine katıldı ve NBA oyuncuları arasında tepkisini en çok gösterenlerden oldu.

Minnesota Timberwolves’lu Karl Anthony Towns ve Josh Okogie de Minnesota’daki gösterilerde aktif bir şekilde rol aldı, almaya da devam ediyor. Atlanta Hawks’lı Trae Young, memleketi Oklahoma’daki protestolarda konuştu ve birlik olma ve doğrular için ayaklanma mesajı verdi.

Utah Jazz’lı Jordan Clarkson ve son olarak Cleveland Cavaliers forması giyen Jr. Smith, Los Angeles sokaklarındaki gösterilere katıldılar. Jr. Smith, arabasının camını kıran birini döverken görüntülendi.

1990 yılındaki senato seçimlerinde siyah bir adayı desteklemesi istendiğinde, “Cumhuriyetçiler de spor ayakkabı alıyor” dediği için topa tutulan efsane basketbolcu Michael Jordan, George Floyd’un ölümünün ardından konuşanlardandı. “Çok üzgün ve sinirliyim” diyen Jordan, yasaların değişmesi gerektiğini savundu.

Floyd’un cenaze masraflarını şampiyon boksör karşılıyor

Avrupa basketbolu da Floyd’un ölümüne sessiz kalmadı. Euroleage Oyuncular Birliği bir açıklama yaparak, “Oyuncularımızla birlikte toplumumuzun ihtiyacı olan değişimi sağlamak için çalışacağız” dedi.

Emekli boksör Floyd Mayweather da hayatını kaybeden Floyd’un cenaze masraflarını üstleneceğini duyurdu.

Efsane golfcü Tiger Woods ise ABD emniyetine sitem etti ve şöyle konuştu: “Kalbim George Floyd ve acı çeken sevdikleri için atıyor.”

Formula 1 camiası, Floyd’un ölümüne sessiz kaldı. Ancak camianın tek siyah pilotu Lewis Hamilton, bu sessizliği eleştirerek sessizliği bozmuş oldu. Hamilton şöyle konuştu: “Bazılarınız en büyük yıldızlarsınız ve bu adaletsizliğe sessiz kalıyorsunuz. Beyazların hakim olduğu endüstrimiz herhangi bir tepki gösteremiyor. Tek siyah sporcu benim ve yalnızca ben tepki gösteriyorum.”

Macaristan, FIFA’ya rağmen ceza kesti

FIFA, Floyd’un ölümüne tepki olarak sahalarda gerçekleştirilecek protesto gösterilerini cezalandırma konusunda federasyonları sağduyulu olmaya çağırdı. Emekli Fransız golcü Thierry Henry tepkisini diz çöktüğü sırada çekilmiş bir fotoğraf paylaşarak gösterdi ve “Değişimi istiyoruz, değişimi hak ediyoruz” dedi. İngiliz Liverpool ve Chelsea takımları, takim halinde diz çökerek sosyal medya üzerinden George Floyd’u andı.

İngiltere’de, Floyd için ayağa kalkan futbolcuları eleştirenler de çıktı. Örneğin, tepkisini sosyal medya üzerinden gösteren Premier Lig temsilcisi West Bromwich Albion kulübünün paylaşımının altına bir taraftar “Kombinemi iptal edin” yazdı. Kulüpten, taşı gediğine oturtan cevapsa gecikmedi: “Özlenmeyeceksin.”

Almanya’daki futbolcular da sessiz kalmadı. Bundesliga takımlarından Borussia Mönchengladbach’da forma giyen Marcus Thuram, attığı golden sonra diz çökerek George Floyd’u andı. Borussia Dortmund forması giyen Jadon Sancho da golünün ardından formasını çıkardı ve “George için adalet” yazılı tişörtünü gösterdi.

Futbol dünyasındaki birliği bozanlar da oldu. Macaristan Futbol Federasyonu, attığı golden sonra “George için adalet” yazılı tişörtünü gösteren Tokmac Nguen’e, FIFA’nın çağrılarına rağmen kınama cezası verdi.

Tenis dünyası da Floyd’un öldürülmesine sessiz kalmadı. Başarılı tenisçiler Rafael Nadal, Roger Federer, Novak Djokovic ve Jo-Wilfired Tsonga da sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdiler.

Dünya üzerindeki birçok kulüp ve federasyon, sosyal medya hesaplarından desteklerini gösterdi.