Geçmişe bir sünger: Nedir bu ‘unutulma hakkı’?

Alican Acanerler

Tinder’da gözlerini çok sevdiğiniz birini sağa kaydırdınız ve eşleştiniz. Konuşma ilerledi, ve sıra karşılıklı numaraları istemeye geldi. Telefonunuzdaki rehbere kişileri hep ‘isim-soyisim’ olarak kaydettiğiniz için kendisinden soyismini de söylemesini istediniz. O an bir ikileme düştünüz: hoşlandığınız kişiyi Google’da aratmak ya da aratmamak. Aslında tüm mesele bu!

KVKK ( Kişisel Verileri Koruma Kurulu) bugün yaptığı bir duyuruya göre artık Anayasa’nın 20. maddesindeki “özel hayatın gizliliğine” atıfla kişiler, isimlerinin arama motorlarından kaldırılması için başvuru yapabilecek.

Kapsül yazarlarından Alican Acanerler, unutulma hakkının yol açtığı etik tartışmalarını açıklamaya çalışıyor.

Hoşlandığınız kişiyi Google’da aratmak ya da aratmamak. Aslında tüm mesele bu! Nasıl mı?

Konuştuğunuz kişinin ya da en yakın arkadaşınızın aslında bir katil olduğunu öğrenmenin yükü ağır olabilir. Birçok kişi şu sıralar geçmişin getirdiklerinden kaçmak için çabalıyor. Unutulma hakkı, kısaca kişinin şeref ve itibarının korunması amacıyla internet üzerinde yer alan bilgi ve içeriklerin değerlendirilmesi anlamına geliyor. Daha önce işlediğiniz bir suçtan ya da halk arasında yüz kızartıcı bir davranışınızdan ötürü isminizin çevrimiçi ortamlardan kaldırılmasını istemek belki en doğal hakkınızmış gibi gelebilir. Aynı anda kamu yararına çalışacak bir kişinin aslında pedofiliden yargılanmış biri olması işe alım süreçlerini ilgilendirebilir.

Günümüz teknolojisi ve dijital medya sayesinde kişilerin bilinmesini istemediği kişisel veriler oldukça kolay ve hızlı bir biçimde gün yüzüne de çıkıyor. Örneğin bir teyitçi olarak Instagram’da arkadaşlarınızın paylaşımları, ‘herkese açık’ seçeneğinin göz ardı edildiği Facebook fotoğrafları işime oldukça yarıyor; gazetecilerin işini kolaylaştırıyor. Oysa KVKK arama motorlarında bir kişinin isim ve soyismi yazıldığında ilgili içeriklerin yer almamasına yönelik önemli bir duyuruda bulundu. Anayasa’nın 20. maddesindeki ‘özel hayatın gizliliğine’ atıfta bulunan kararda artık isteyenler isimlerinin gözükmemesi için başvuruda bulunabilecek. Kişinin arama motorunda yer almak istememe sebeplerine ilişkin KVKK tarafından bilgi veya belge istenebilecek. KVKK, bu konuda belirli kriterler üzerinden ilerleyecek. Bahsedilen kriterlerden bazıları: İlgili kişi kamusal yaşamda önemli bir rol oynuyor mu? Arama sonuçlarının öznesi bir çocuk mu?

Bilginin içeriği doğru mu? Bilgiler kişinin çalışma hayatı ile mi ilgili? Arama sonuçlarında yer alan bilgi ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliği taşıyor mu?…

Yani aslında KVKK, başka ülkelerde söz konusu hak tartışılırken üzerinde durulan hemen hemen tüm meselelere değinmiş oluyor. Avrupa’da unutulma hakkı daha sert işliyor. Birliğin ‘veri güvenliği’ konusunda aldığı kararlar unutulmayı ve tutulan bazı verilerin silinmesini de içeriyor. Prof. Dr. Yaman Akdeniz ise Türkiye’nin internet ve sosyal medyayı en çok kısıtlayan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerken ‘siyasetçilerin’ yapıp ettiklerinin unutulmaya ‘hakkının’ olmadığı üzerinde durmuştu.

KVKK’nın duyurusu aynı zamanda arama motorlarını ve sosyal medya ağlarının Türkiye’de bir ofis açmaları yönünde son aylarda gördüğümüz çabanın da önemli bir parçası.

Bir an için kendinizi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yerine koyun. Üç dilek hakkınız var, birini ‘unutulmak’ için kullanır mıydınız?

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın